1519 dan 1919 a gelinceye kadar 400 sene var... 
Aslında neden 1519, bu da nereden çıktı? diye sorulabilir .
1519; ilk Anadolu Türk tarihinde Celali isyanlarının başladığı zaman dilimi ve onun  içerisinde geçen tarihsel ve toplumsal  olayları daha net ve sağlıklı anlamamız için farklı bir bakış ve olayı sorgulama biçimi. 
O;aynı zamanda 1919 un ne olduğu ve ne anlama geldiğini bilmemizin bilinç altımıza düşen bir yansıması,bir tarihin, toplumsal akibetin ara verilmeksizin devam eden bir izdüşümüdür. 
Celali isyanlarının ne olmadığını anlamakla başlamalıyız aslında ... 
Celali isyanlarının; sanılanın aksine bir şâki,bir kara düzen isyan hareketi olmadığını; sebepleriyle birlikte düşünüldüğünde toplumsal tarihe, modern bakışın ilk yansımaları diye not diye düşünülebilir. 

Merkezi otoritenin dayandığı, beslendiği ve varlık sebebi olduğu unsur-u aslinın,en hayati  meselelerine nasıl ilgisiz, kayıtsız kaldığı bilakisdevlet otoritesini kullanan paşa, vali,mahkemelerin insafına, keyfiliğine bırakılışı,uydurulmuş mezhepsel bahaneler,ağır vergiler ve ekonomik baskılar altında ezilişinin acıklı ve saraylı zulmüne bir başkaldırı sonucu olmuştur. 
Saray denince artık akla neyin geldiği; devşirme,dönme,kapıkulluğu,tepeden bakan,kibirli bencil,zalim bir otorite olduğu  gayet iyi anlaşılmaktadır.
Yine saray ve onun yüzyıllardır bırakmadığı despot otoriteye karşı direniş ve başkaldırının diğer adı olan 1908 Ittihat ve Terakki ihtilalidir. 

Onun tabii sonucu olarak;aradan geçen 11 yıl sonra gelinen nokta ise; otorite,yani saray,yani kendi unsur-u aslisine ters bakan,o tarihsel kaba zihniyetin asla ehlileşmediği ,üstelik; bize Serv’i dayatan Düyunu Umumiyenin iç ve dış mümesslileri ile birlikte son ölümcül darbeyi vuracak olması sonucu ; umulmadık bir kutlu direniş ve başkaldırı 1919 Samsun’unda ortaya çıktı.. 
Yüzyıllarca içten içe yanan bir çoban ateşi olarak orada tüttü, tutuştu ve alevlendi..

Ortada, sarayın yüzlerce senedir savaş artığı Anadolu Türk halkına reva gördüğü ve ona zimmetlediği yoksulluk, sefalet,geri kalmışlık, açlık  ve en kötüsü de belki kutsanmış bir cehaletle başbaşa bırakması olmuştur. 

Orta asya dan gelirken arkamızda bıraktığımız Orhun anıtında yazan Bilge Kağanın sözleri tekrar hatırlanmış ; "Yerde yağız yer çökmedikçe, ..." diye başlayan, "az milleti çok,aç milleti tok,çıplak milleti giydirmek" sözleri kaç asırlık acı ve gözyaşından sonra hatırlanmıştir.
19 Mayıs kısacası buydu..
Bozkırın bu bahtsız halkı saray kulluğuna,saraylıya kafa tutmuştur.Emperyal baskılara kafa tutmuştur, cehalete ve geri kalmışlığa kafa tutmuştur. 
1919 Mayıs ayı bu topraklarda başkaldırının,kutsal isyanın taçlandırıldığı yıl olmuştur. 
O yüzden 1519 Ilk Celali isyanı derken,aslında geleneksel otoriter anlayışa karşı koyuşun Türk’çe 1919 mayısında yeniden doğuşudur.
 O sadece mustevlilere karşı verilen mücadele olarak anılması ve bilinmesi onun tarihin derinliklerinde yatan eşsiz direnişi görmemek, anlamını daraltmak demektir. 
19 Mayıs 1919 kutlu,daimi olsun ve asla unutulmasın! 
“Senin ilini,töreni kim bozabilir! “

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.