Deli Aşık, senin sadece beni sevmeni seviyorum ben biliyor musun? Öyle bir ben ki senin sevdiğin, aslında benim de hep olmak istediğim ama olamadığım kadın o gözünde büyüttüğün. Buna sebep seni hayatımdan söküp atamayışım belki. Aslında üzülüyorum bazen. Haksızlık sana, hâlâ hayatında oluşum Deli Aşık, sen bunca aşıkken ve ben hiç ilgilenmiyorken seninle ve bana olan aşkınla... 
Ama bir adaleti yok ki dünyanın. Nasıl ki ben birine aşık olursam bu onun da bana aşık olması zorunluluğunu getirmezse ona; sen bana aşıksın diye ben de sana aşık olamam ki...

Yalan değil isterdim oysa biliyor musun Deli Aşık, senin beni sevdiğince sevebilmeyi seni. Böylesi de var öyle değil mi...? Bazen de mutlu biter ilişkiler... Hakikaten “sonsuza dek mutlu yaşadılar” tarzı ilişkiler de var hayatta. Uzak geliyor biliyorum şimdilerde sana... Bir dönem bana uzak geldiğince uzak...

Her şeye rağmen şanslısın biliyor musun Deli Aşık? Kim ne derse desin güzel şey aşk. Acıtsa da güzel. Varlığı enerji veriyor insana. Aşksız, hayalsiz bomboş bir yürek taşıması insanın sol yanında... O daha beter be Deli Aşık. Acı falan verdiği yok... Hayır. Ama eksiksin işte, içinde kopuk bir şeyler. Huzursuzsun sürekli... Sürekli çok önemli bir şeyi unutmuşsun hissiyatında yaşamak bu. Yıpratıcı... Tıpkı...

Tıpkı neye benziyor biliyor musun?

Hani öğrencisindir. Bir yıl sonu ödevi hazırlarsın en mükemmelinden. Geçme notunu etkileyecektir bu ödev;  kritiktir senin de sınav sonuçların ve öyle özenmişsindir ki bu ödeve,  kendi kendine saygı duyarsın neredeyse ortaya çıkan sonucu görünce. Fakat okulda teslim edeceğin gün çantanı açar ve evde unuttuğunu görürsün. Öğretmene söylesen de inanmayacaktır zamanında tamamladığına ve öylesi mükemmeldir ki ertesi gün versen de senin yaptığına, böylesi özenli bir çalışmanın teslim gününde unutulacağına inanmayacaktır. İşte o an yaşadığın paniğin ardından gelen vazgeçmişlik, salmışlık, ümitsizlik hissi var ya. Aşksızlık tıpkı buna benziyor Deli Aşık. Bomboş bir his... Hiç varolma daha iyi sanki...

Sen daha şanslısın bu anlamda inan bana. Senin durumun nefis hazırlanmış ödevini öğretmene teslim ettiğin anda öğretmenin “konuyu tamamen yanlış anlamışsın, istediğim bu değildi ki” demesi hadisesi. Senin elinde kusursuz bir ödev var ama konusu yanlış.

Yüreğinde, beyninde kusursuz bir sevda var. Ama yanlış kişiye...

Oysa... 
Oysa gerçekten sevebilmeyi istiyorum Deli Aşık seni... Çok istiyorum...

Bundan belki de çek git diyemeyişim. Biliyorum
“çek git” desem... Gidersin. O kadar çok seviyorsun ki, git desem saniye sürmez yok olman. Sırf ben istedim diye, sırf üzülmeyeyim diye. Diyemiyorum ama işte... Öyle güzel seviyorsun ki, bense sadece senin beni sevmeni seviyorum. Bencilce davranıyorum “git” diyemiyorum... Sen de gidersen yalnız yapayalnız kalacağımı biliyorum. Yalnızlığı sevmiyorum. 

Sana aşık olmayı çok istiyorum...
Hâlâ umudum var
Kendi kendime sürekli “belki bir gün severim” diyerek; sana “git” diyemiyorum.
Acıta acıta seni... Hayatımda tutuyorum
Sen acıdıkça ben lime lime  parçalanıyorum
“Git” diyemiyorum...

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.