Tarih boyu geleceği görüp, işlerin yolunda olup olmadığına dair bir öngörü neden bizden çıkmadı?

Halbuki, dikkatle yakın planda izlendiğinde görülecek olan şeyin bütün zamanlarda bir dünya dolusu insanın nereye,ne şekilde evrildiğine dair bir ‘şey’in kaçınılmaz olduğu gerçeğiydi. Sürekli inkilap,sürekli değişim ve gelişim söz konusuydu..

Fakat  buna karşı koyanların ortaya koyduğu tunçtan yasa etrafında kümelenişleri ve bizzat iktidarı,gücü elinde tutan otoritenin bitip tükenmez ittifakıydı.

Monarşizmin sacayağını oluşturan oligraşik ve feodal mültezimler bu gelişmelerin olma ihtimalini bilerek reddetmiş,onu, örtüp saklayarak kendi toplumlarını geri koyma ve iğfal suçlarını işlemişlerdir...

Kuşkusuz en büyük devrim ve inkişafı temsil edecek yegane şey, İngiltere de ki sanayi devrimiydi...Ardından gelen, Fransız devrimiyle taçlandırılan bu binlerce yıllık çağın en büyük hadiseler zinciri esnasında,geri kafalı,despot yönetim ve iktidar temsilcileri bu büyük gelişmeyi manipule etmenin yoluna sapmayı tercih etmiş,konumlarının tabiatı gereği bu günkü dünyanın geri kalmış coğrafyalarında ki insanlığın yaşama alanlarını belirlemişlerdi...

Örnek mi? İşte uzak Asya,orta doğu,Latin ülkeler ve Afrika halkları,ellerindeki kanlı ve buruşuk tarih vesikaları nasılda sallıyorlar yüzümüze doğru...

Bu gün bu coğrafyalarda ve toplumlarda ki geri kalmışlık,cehalet ve yoksulluk hiç şüphesiz,dünkü atlarının eseriydi.. Bazılarının yoz milliyetçilikten tek anladıkları tarih ve sülale goygoyculuğu anlayışı uğruna o atalara toz kondurmama gibi pisikosomatik hallerini anlamak mümkün değildir.

Geçmişin sırf sömürü,ganimet ve insafsız vergilerine dayalı kendi düzenlerini kuran güçlerin, ekonomik durumlarının uzun süreli sürdürülebilir olmayacağı gerçeği Sanayi devrimi sonrası kar gibi eriyince görüldü...

Bilimi,gelişmeyi,aklı ve ahlakı yan yana,iç içe geçiremeyen, bireyin değişim ve sürekli gelişiminin sürekli  bilinçlenmesi sayesinde dominosu  olacağı gerçeği geçte olsa anlaşıldı...

Lakin;aradaki büyük farkın kapanması,yarışa kaldıkları yerden katılmaya çalışılması ulusların ve cemiyetlerin genel etik kurallarının dışında gerçekleşen bir hayatta dahil olmaları zorlu olacağı ve üzerinden çok zaman geçecek gibi...

Zamanında geleceği görmeye çalışmayan,çaba sarf etmeyen,tutundukları asırlık mevki ve mevzilerden çıkmayarak büyük suçların bizzat faili ve iştirakçisi atalarınızı kutsamaktan vaz geçin... Onlar sizden kırptıkları paralarla kendilerine saray ve  sizlerin övgüsüne ve duasına mazhar olmak için mabet yaptırmaları artık kandığınız ve yuttuğunuz son zoka olsun...

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.