Sağlık:
Sosyal fobi ile çekingenlik arasındaki fark


Sosyal fobi özellikle kişi kalabalık yerlere çıkarken kendisini gösterir çünkü bu hastalığın temelinde kişinin küçük düşeceği inancı yatar.


Yazı İçeriği
Sosyal fobi tipleri
Sosyal fobi belirtileri
Sosyal fobi ile çekingenlik arasındaki fark
Sosyal fobi genç yetişkinlikte artar
Sosyal fobi neden olur?
Sosyal fobi tedavisi
Sosyal fobi iş ve okul hayatını da etkiler
Sosyal fobiniz varsa…
Dinlemeniz yeterli
Sosyal fobi belirtilerini gözden kaçırmayın

 Sosyal fobide kişi yalnızken çekindiği eylemlerin hepsini yapabilir ve herhangi bir kaygı belirtisi vermez. Sosyal fobinin en önemli ayrımı kalabalık yerlerde var olmasıdır çünkü bu hastalığın temelinde kişinin küçük düşeceği inancı yatar.


Sosyal fobi tipleri
Sosyal fobi ile çalışan ruh sağlığı profesyonelleri hastalığı üç alt tipe ayırarak inceler. Bunlardan birincisi özgül tip sosyal fobidir. Adından da anlaşılacağı gibi yalnız belli bir eyleme karşı anksiyete belirtisi yaşanır. Örneğin kişi kalabalık ortamlarda yemek yiyemez ve bu durumdan kaçınmak adına efor sarf eder. Bu eylemin dışında sosyal fobi belirtilerini gördüğü bir an yoktur. İkinci tip sosyal fobi ise performans anksiyetesidir. Performans anksiyetesi görülen hastalar yalnızca performans göstermesi gereken yerlerde sosyal fobi belirtilerini yaşarlar.

Örneğin, sınıf arkadaşları ile sohbet ederken kaygılanmaz fakat aynı arkadaşları dinlerken sunum yapması gerektiğinde yoğun kaygılar yaşarlar. Performansı yüzünden rezil olacağı inancına sahiptirler. Son olarak, yaygın tip sosyal fobi; en sık görülen ve kişinin hayatını bütünü ile bozan tiptir. Kişi sosyal ortamların çoğunda anksiyete yaşar ve bedensel yakınmalardan söz eder. Okul, iş, sosyal yaşam büyük bir ölçüde etkilenir.

Sosyal fobi belirtileri
Düşünsel, duygusal, davranışsal ve bedensel belirtiler olarak dört grupta anlatacak olursak; sosyal fobinin tetiklendiği anlarda hastanın bedeninde değişimler yaşanır. Kişi kızarmaya, terlemeye ve titremeye başlar. İnsanların, hastanın yaşadığı kaygıyı anlayabilmesi mümkündür. Kişinin başlıca davranışı kaygı verici ortamdan kaçmak ya da kaçınmaktır. Utanç duygusunu yoğun olarak yaşar. Aklında ise devamlı rezil olacağı ve küçük düşeceği düşüncesi vardır. Kaygı veren ortamdan uzaklaştığı an bahsi geçen bu belirtiler yok olur.

Kişinin içten içe arzusu beğenilmektir. Yalnız, beğenilme arzusu ile yetersiz olduğuna dair inancı kişinin kaygılarının artmasına sebep olur.

Sosyal fobi ile çekingenlik arasındaki fark
Sosyal fobi kişinin davranışlarına etki eden bir hastalıktır. Çekingenlikse kişinin çocuk yaşta ailesiyle öğrendiği ve kişiliği ile bütünleştirdiği bir mizaçtır. Kişi, belki görerek belki de ikazlarla çekingen bir insan olmayı öğrenir, kalabalık ortamlarda fazlaca konuşmaz, söz kendisine geldiğinde utanır. Yalnız sosyal fobide olduğu gibi kaçınmaz, günler öncesinden korkular yaşamaya başlamaz ve bedensel yakınmalar ön planda değildir. Kişi sosyal hayatına devam edebilir, iş ve okul başarısına engel değildir.

Sosyal fobi genç yetişkinlikte artar
Genellikle ergenlik döneminde başladığı düşünülen sosyal fobi, genç yetişkinlik döneminde daha ciddi bir boyuta ulaşır. Genç yetişkinlik döneminde (20-35 yaş) kişi hayatını inşa etmekte, okul ve iş hayatının ilk adımlarını atmaktadır ve sosyal fobi kişinin hayatını inşa etmesinde büyük bir engeldir. Bu sebeple tedavi için en çok çaba harcayan yaş grubu da genç erişkinlerdir.

Sosyal fobisi olan bir insan bir gruba girmeden günler önce o günü kafasında planlamaya ve kaygısını yaşamaya başlar. Günler önce uyku kalitesi bozulur. Arzusu, beğenilmek ve takdir görmektir yalnız aksini yaşayacağını düşünüp korku duyar. “Konuşurken sesim titrerse, yüzüm kızarırsa, insanlar sesimin titrediğini fark ederse ve rezil olursam” diye düşünür. Bu fikir kişinin aklından çıkmaz ve kalabalık ortamda sahip olduğu bu düşünce sesinin daha fazla titremesine, yüzünün daha fazla kızarmasına ve varsa diğer bedensel belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. Kişi, daha fazla rezil olmamak adına susmayı, içe kapanmayı, sorulara cevap vermemeyi hatta ortamı terk etmeyi kendisine çözüm olarak görür. Kaçma ya da kaçınma, iç dünyasında yaşadığı korkunun büyümesine sebep olur. Ne kadar çok sosyal fobinin yoğunlaştığı anı varsa, kişinin korkusu o denli büyür. Zamanla, hasta topluluk içine girmeyeceği etkinliklere yönelip yalnızlaşmaya başlar.

Sosyal fobi neden olur?
Sosyal fobinin gelişiminde tek bir sebep etken değildir. Yapılan ikiz çalışmalarına göre genetik bir yatkınlığın varlığı öncelikli olarak sebep kabul edilir. Buna karşın sebep yalnızca genetik değildir. Kişinin çevresini nasıl algılayacağı, kişilik yapısı ve erken dönem şemalarına şekil veren ailesidir. Aşırı korumacı ve çocuğunu çevreden sakınan aileler, otoriter ve baskıcı tutuma sahip çocuğunun davranışlarında sıklıkla kusur bulan aileler ve insanların görüşlerini fazlaca önemseyen mükemmeliyetçi anne babalar ileri yaşlarda çocuklarının sosyal fobiye sahip olma riskini artırmaktadır. Sosyal ortamları keşfetmesine izin vermek, çocuğu olduğu gibi kabul etmek ve çevrenin takdirini çocuğun gözünde çok yüksek mertebelere koymamak oldukça değerlidir. O çocuk, yetişkin olduğunda kendini ve dünyayı, çocuk yaşta kendisine bakılan gözlerle görecektir.

Onaylanma ihtiyacı yoğun olan, çevrenin düşüncelerini fazlaca önemseyen, kendini yetersiz gören, kusurlu olduğuna inanan ve kendine karşı beklentileri çok yüksek olan kişiler sosyal fobi yaşama eğilimi gösterebilirler. Çünkü sosyal fobi temelde kendinden memnun olmayan ve diğer insanları gözünde yüksek bir mertebeye koyan kişilerde daha sık görülür.

Sosyal fobi tedavisi
Sosyal fobide en etkili tedavi yöntemi ilaç tedavisi ile birlikte bilişsel-davranışçı terapidir. Bilişsel-davranışçı terapinin amacı kişinin olumsuz ve işlevi olmayan düşüncelerinin yerine daha gerçekçi düşünceler getirmektir. Davranışçı ödevlerle de desteklenerek kişinin sosyal ortamlarda yaşadığı kaygının en aza indirgenmesi hedeflenir.

Sosyal fobi iş ve okul hayatını da etkiler
Sosyal fobi, kişinin başta sosyal hayatını, aile yaşantısını, iş ve okul hayatını etkiler. Kişi, içinde olan potansiyeli dış dünyaya gösteremez ve zamanla içe kapanabilir. İş ve okul yaşantısında bilgi birikimini karşıya aktaramaz, söz kendisine geldiğinde yoğun utanç yaşar ve karşısındaki insana yetersiz olduğunu düşündürebilir. Bu sebeple iş ve okul yaşantısında büyük başarıları genellikle yoktur. Çünkü bilmek kadar, bildiğini göstermek de değerlidir. Sosyal ortamlara giremediği, örneğin yemek sipariş edemediği, kalabalık arkadaş gruplarında konuşmaktan çekindiği, partilere katılamadığı ve insan içinde yemek yiyemediği için zamanla kendi başlarına yaşamayı tercih ederler. Doğal olarak aile ilişkilerini de etkiler çünkü çocuğunun veli toplantısına, mezuniyet törenine katılamamak, eşinin ailesi ile akşam yemeği yiyememek aile ilişkilerini de zedeler ve hastanın kendini daha kötü hissetmesine sebep olur. Bu kötü his, yaşadığı sorunun daha da artmasına sebep olabilir.

Sosyal fobiniz varsa…
Sosyal fobisi olanlar, kaçma ve kaçınma davranışının uzun vadede daha büyük bir soruna sebep olacağını unutmamalılar. Günlük hayatlarında kısıtlamaya girmemeleri ve eğer sosyal hayatlarında içe çekilmelerin artmaya başladığını kendilerinde gözlemlerlerse hemen destek almalılar.

Sosyal fobisi olan bir insanın son dönemde yaşadığı sorun artmaya başladıysa o dönem çevresindeki insanların düşüncelerine fazlaca değer vermiş ve kendini her zaman olduğundan daha yetersiz görmeye başlamışlardır. İnsan psikolojisi bir bütündür ve var olan bir hastalığın belirtileri artıyorsa kişinin ruh sağlığına da bütüncül yaklaşmak gerekir. Kişinin bu süreçte yaşadığı ve kendine verdiği değerin azalmasına sebep olan ne ise ona odaklanması ve yaşadığı olaya daha objektif bakması gerekir. Kendini yetersiz ve değersiz hissettiği için günlük hayatın getirileri kendisine daha zor geliyor olabilir. Günlük yaşamın sorumluluklarından kaçınıyor, kaçınmadığında ise her zaman yaşadığından daha yoğun bir utanç duygusu yaşıyor olabilir. Kişinin, son dönemlerde kendisine baktığı karanlık gözlükleri değiştirmesi, günlük hayatında yaşadığı sorunların azalmasına imkan verecektir.

Dinlemeniz yeterli
Sosyal fobinin bir hastalık olduğu, sosyal fobisi olanların yakınları tarafından unutulmamalıdır. Sosyal fobisi olan kişinin hastalığını küçümsemek, onun için zor olan durum ve ortamları hafife almak, kişinin yaşadığı belirtilerin artmasına sebep olur. Eğer hasta sosyal fobi ile ilgili konuşmak istemiyorsa ona saygı duymak gerekir çünkü sosyal fobi sahibi insanlar bu konu hakkında konuştuklarında kendilerini suçlu hissederler. Yaşadıkları zorlukları anlattıklarında ise onlara akıl vermek yerine yalnızca dinlemek ve anlaşıldıklarını hissettirmek, sosyal fobisi olan bir insana sağlanacak en büyük destektir çünkü onlar akıl almak adına değil paylaşmak adına yakınlarından destek isterler. Yargılanmadan ve alay edilmeden dinlendiklerini hissetmek sosyal fobi hastaları için en büyük destektir.(acıbademhayat)

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Depresyon neden kaynaklanır
Depresyon, sürekli bir üzüntü ve ilgi kaybına neden olan bir duygu durum bozukluğudur. Depresyon aynı zamanda...

Haberi Oku