Tarih boyunca kuşatmalar ve işgaller; belli stratejilerin uygulanabilirliği , kullanılan teori ve pratiğin test edilebilirliği  sonucu, alınan eylem kararıyla mümkün olmuştur...

İçeride ve dışarıda yürütülen  bu uygulamalar, gizli ve aleni olurken,maniplasyonlar,provaktif çıkış ve hazırlıklar; bir kurmaylık,mühendislik dikkat ve titizliği içerisinden sapılmadan gerçekleştirilmiştir.

Toplumlar, tüm kurum ve direnç duvarlarıyla;  modern ve klasik savunma hatları kuşatma /işgal öncesi zihnen ve refleks olarak işlevsizleştirilmiştir.

Günümüz ve coğrafyamızda emperyalistlerce milletler arası soğuk savaş sonrası nelerin uygulanabileceğine dair stratejik planlar,jargonlar,yeni psikolojik doktrinler benimsenmiştir...

Kazanmanın, her ne pahasına olursa olsun şart olma kuralı gibi  anlayışların ortaya konması,insanı hızla sürüler halinde korkunç bir av/avcı konumuna düşürmüştür...

Bu, insan varlığını tehdit eden;  sinsi ,hayasız saldırganların yanında her türlü duruş, seyirci kalış, insan neslini içinden çıkamayacağı bir tehlikeli batağa,ölüm tarlalarına doğru bir sürüş olmuştur...

Bu gün, ABD ve onun dümen suyunda yürüyen,istikballerini ve iktidarlarını borçlu oldukları,kendi halkının tarih ve gelenekleri ile kavgalı ve onu  ters yüz ederek varlıklarını yeniden ikameye çalışan politik aktörlerin çirkef yöntemlerini iğrenerek izliyoruz.

Bölge uluslarının kaybettirilen eski  otoritelerinin yerine hiç bir yeni bir şey koyamamaları ,kontrolsüz,kaotik terörize edilmiş yığınlar eliyle, mikro ölçekli terör şebekelerinin birer uygulama ve gelişme sahası haline gelen; dünün mamur kent,belde ve köyleri adeta insansızlaştırılmıştır, korku ve şiddet o toprakların tek belirleyicisi olmuştur.

Bütün bunlar; nedir ,neyin karşılığıdır sorusu, insan oğlundan nasıl bir canavar peydah olabileceğini bir kez daha göstermiştir.

Aynı dili konuşan,aynı dine inanan insanların birbirinin göğüs kafesini parçalayıp ciğerini kopartacak,boğazlanmış insan başlarıyla oyun oynayacak ,birbirini diri diri yakacak kadar canavarlaşmasına aksi takdirde nasıl inanırdık..?

Bu canavarlar kümesi kendilerini var eden,besleyen eller tarafından nasıl olsa yok edilecek sorusu için çok uzağa gitmeye gerek kalmayacak!

Onlar yeter ki; zafer takları içinden geçecekleri tarih ve zaman düzlemlerini ,yeni politikalarına uygun uygulama saatini önceden belirlemiş olsunlar ..

Sıra, nasıl olsa işgal ettiklerin toprakların halkınca,başlarına çiçekler kompetiler atılan sevimli kahraman fatihler olarak anılacakları güne gelecektir...

Ve onlar; uzun yıllar dua,şükran ve minnet duyulan dost kuvvetler olacakdırlar..

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.